06 Nisan, 2015

Fotoğraflarınızı kalıcı hale getirin!




Herkese merhaba,

Sanırım ilk defa bu kadar kısa aralıkla iki blog yazıyorum :)) Evvett hemen hızlıca konuya gelelim. 

Malum hepimiz (sanal) sosyal medyada birçok fotoğraf çekiyor ve paylaşıyoruz. Şuanda revaçta olan ve hayatımızın vazgeçilmez parçaları Instagram ve Facebook gibi en üst sıradaki sosyal paylaşım siteleri/uygulamaları bundan yıllar sonra ya da daha kısa vadeli bakalım "yarın" hala var olacak mı? Bu soruyu neye göre soruyorum hemen açıklayayım...

ICQ, MIRC veya MySpace dediğimde kafasında birşeyler canlananlar var mı? :))) Bu ikisi 2000'lerin ilk sosyal paylaşma ve iletişim platformarıydı :))) Şimdi ise yerlerini başkaları aldı ve o dönem oralarda paylaşılan herşey de silindi gitti. Aynı şeyin yıllar sonra şuanda popüler olanlar için olmayacağını garanti edemeyiz. Sanal alem hızla gelişiyor ve bu hıza ayak uydurabilen ya da ayakta kalabilenler kimler olacak zaman gösterecek. ;)

Bu kısa girişten sonra size asıl konumuz Sosyopix'ten bahsetmek istiyorum. Sosyopix, Facebook ya da Instagram gibi platformlardaki fotoğraflarınızı, sunduğu birçok seçenekle basmanızı ve kalıcı hale getirmenizi sağlıyor. Böylece zamana meydan okuyor ve en güzel anlarınızı sanal alemin ellerine teslim etmekten kurtuluyorsunuz :))))

Fiyatlar da seçenekler de gayet uygun. Benim ilk siparişim birkaç gün içinde geldi. Gayet güzel kalitede, kalıcı olması için tasarlanmış harika bir uygulama Sosyopix.

Şiddetle tavsiye edilir!

Hemen deneyin ;))
https://www.sosyopix.com/







01 Nisan, 2015

Hello Spring!



Muhteşem bir bahar gününden herkese merhaba!

Siz de benim gibi enerji ve de alerji dolu musunuz? :)))) Ne harika bahar geldi ohh deyip, mis gibi havayı içime çekerken bir hapşırık patlamasıyla kendime geldim! :))) Şimdi her yıl bu zamanlarda beni ziyarete gelen polen alerjimle yuvarlanıp gidiyoruz... :)

Haftasonu hava harikaydı, biz de birçoğunuzun tanıdığı sevgili kedim rakıyla veterinere tüylerinden kurtulmaya gittik. Dönüşte Bağdat caddesine de uğrayıp, yol kenarındaki çiçekçilerin birinden laleler ve erengüller aldık. İstanbul'da bazı çiçekçilerde bile bulunmayan genel adı Ranunculus olan, bizde ise Erengül ya da Girit lalesi olarak bilinen çiçekler en kolay Bağdat caddesinde bulunuyor. Ben de her sene bu zamanlarda üşenmeyip gidip alıyorum çünkü ancak 1 ay bulunabiliyor...

Bu arada bazı soranlar oluyor cevaplayayım, özellikle iran kedisi olanlar kedilerinin tüylerini nerede kestireceklerini bilemeyebiliyorlar. Ben senede iki kez Kadıköy, Sahrayıcedit'teki Lucky Pet'e gidiyorum. İlaç vs. kullanmadan hemencik hallediyorlar bilginiz olsun.

Güzel mutlu günler...






19 Şubat, 2015

Benelux travel part-3 Köln & Luxembourg

Çookk tembel bi insan oldum sanırım.
Benelüks tatilimin kalan kısımlarını paylaşamadım bir türlü. İşte şimdi Köln ve Lüksemburg'tan karelerle geri dönüyorum millet!

Son yazımda, turun ikinci kısmı olan Paris'teydim sizlerle. Oradan Lüksemburg'a geçerken arada, bir Almanya şehri olan Köln'e de şöyle bir uğradık. 
Köln'den aklımızda kalan tek şey gotik mimarisinden dev bir katedral. Ve hemen aşağıda 3. fotoğrafta görülen el yapımı biraların yapıldığı meşhur bira evi Früh... 

Köln'de dikkatimizi çeken ve gerçekten sinir olduğumuz bir konu ise merkezde dolaşılmadık sokak ve cadde bırakmamamıza rağmen biraz soluk almak için bile tek bir bank/park bulamamış olmamız.
Bu durumu da durmadan çalışmayı benimsemiş olan alman kültürüne bağladık :)))




















Ve Lüksemburg!
Bu zamana kadar gördüğüm nadir doğa harikası şehirlerden biri, fotoğrafları görünce bana hak vereceksiniz.



Lüksemburg vergisi çok düşük bir ülke olduğundan sokakların her bir yanında birbirinden lüks arabalar görebiliyorsunuz. Gıda, tekel vb aklınıza ne gelirse sudan ucuz. Bizde bunu fırsat bilip Türkiye'de 3 katından fazlaya mal olan bir çok ürün alarak mutlu olduk. Vatandaşlık görevi denen ve vergiyle sırtına yük üzerine yük bindirilen ayrıca yaşam standartı açısından insan hayatına bakıldığında o vergilerin geri dönüşü asla olmayan bir düzenden sonra Lüksemburg cennet gibi geldi bize. Böyle yerleri görünce insan ister istemez bir kıyaslama yapıyor ve ne yazık ki sonuç hiç hoşunuza gitmiyor.
Neyse, güzel şeylerden bahsetmeye devam edelim, işte şehrin "eski" kısmından manzaralar...


























Sokakta dolaşırken Gerry ile de karşılaştık, galiba Tom'dan kaçıyordu :)))) Bakalım aşağıdaki fotoğrafta onu bulabilecek misiniz? :))



































Kocaman bir kaleden şehir Lüksemburg!
Aşağı doğru inip evlerin bahçelerinin arasında dolaştığınızda bakın nelerle karşılaşıyorsunuz...























Tembellik etmezsem son durak Amsterdam turu bilgilerini de paylaşacağım yakın zamanda :)

Sevgiler...



27 Eylül, 2014

Wedding photoshoot



Yazın son günleri mi desem yoksa sonbaharın ilk günleri mi...
İzmir her mevsim güzel ama bizim düğün çekimi yaptığımız gün bir başka güzeldi...

Sevgili Nida ve Erdem'in düğünlerine şahit oldum ve bu güzel anlarını ölümsüzleştirme şansını yakaladım, çooookk şanslıyım yaa :)))
Büyüleyici günbatımı saatlerinde, biz fotoğrafçıların "Golden Hour" olarak tanımladığı o altın saatlerde gün bir başka güzel oluyor ve çekimler de bu güzel ikiliyle bir harika oldu.

Bu muhteşem güne ait "tarçın kokulu" fotoğrafların teslim edilmeden önceki paketleme öyküsünü de sizinle paylaşmak istedim :)))

Bu arada fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

İstanbul'un bu güzel yaprak dökümü zamanında hepinize sevgilerrrr....







13 Eylül, 2014

Colorful hair with hair chalk




Herkesin aklına zaman zaman çılgınlık yapmak gelir ama çok azı bunu gerçekleştirir :))) Ben de sık sık bu hissiyatla yaşayan bir insan olarak dün bunu hayata geçirdim :) Saç tebeşirleri sağolsun :)) Neyseki onların sayesinde bendeki bu çılgınlık güdüsü kalıcı bir pişmanlığa dönüşmeden halledildi bu sefer :))
Web'den sipariş ettiğim Wozaj Hair Chalk ile daha önce pembe yaptığım saçlarımı bu sefer yeşile boyadım, çok eğlenceliydi :)) Bence sonuç da harika oldu, bilmem siz ne dersiniz :)))

Denemeye cesaret edemeyen, nasıl kullanacağım diyen ya da nerden nasıl temin edeyeceğini bilemeyenler varsa sorularına cevap verebilirim...

Sevgiler ;)



08 Eylül, 2014

Benelux travel part-2 Paris ♥



Oh la laa! diyerek başlamak geldi içimden :))
Benelux tatilimizin ikinci durağı olan Paris'teyiz! Ahhh Parisss, 4 mevsim üşenmeden ve de düşünmeden gidebileceğim nadir şehirlerden...

Yine güzel güneşli günlere denk geldi tatilimiz, harika zaman geçirdik. Sanırım Paris'te daha rahat etmemin nedenlerinden biri de yıllarca aldığım fransızca eğitime karşı artık yabancılık hissetmiyor olmam :)))
Yukarıda görünen fotoğraf Eiffel'in muhteşem bahçesinden. Şarabını atıştırmalığını al git, pikniğini yap, hiç yadırganmazsın, etrafta herkes öyle sere serpe çimlerdedir zaten :)

Merak edenlere dipnot: Nerede ne yiyelim diyorsanız özellikle Eiffel'e çok yakın sokaklardan birinde bulunan Le Relais de l'Entrecote'de harika bir et yiyebilir, Saint Germain bölgesinde bulunan Café de Flore ya da hemen yanındaki Les Deux Magots'da dinlenip kahve içebilir ve yine Saint Germain'de Créperie des Arts'da harika fransız krepleri tadabilirsiniz. Elbette daha çok yer var ancak onları internetten ayrıca araştırmanız zaten çok kolay olacaktır.




Ve tamamını gezmek 7 gün süren Louvre Müzesi'nin bahçesi...
İçerisinde Mona Lisa dahil birçok dünyaca ünlü eserin bulunduğu nadide müze. Kapılarında her daim uzuuuuun kuyrukların bulunduğu, bu yüzden de eğer gidilecekse sabah erkenden yola koyulması gereken mekan.





Paris'i tepeden görmek mi istiyorsun? Gideceğin yer; ressamlar tepesi olarak da bilinen, görkemli Sacré Coeur kathedralinin de bulunduğu tepe. İşte yukarıda dümdüz ve inanılmaz şehir mimarisiyle düzenli mi düzenli Paris manzarası...
Buraya yürüyerek gidecekseniz yanınıza atıştırmalık bir şeyler alın, çünkü bu yorucu ama keyifli yürüyüşü merdivenlerde dinlenerek geçirebilirsiniz ;)





Seine nehrinin üzerindeki aşıklar köprüsüne bir kilit bırakarak aşkınızı ölümsüzleştirebilirsinizdir de belki :P
Nehrin iki kıyısında bulunan hediyelik eşyacılardan sevdiklerinize ya da kendinize ufak birşeyler alabilirsiniz, burası fiyat olarak da oldukça uygundur.




Ve işte Versaille Sarayı...
Muhteşem, görkemli, hayran bırakan harika bahçeler... 
Gittiğimizde bazı kısımları tadilattaydı bu yüzden ücretsiz girdik, yanlış hatırlamıyorsam girişi 25€' du, yani karlı bir alışveriş diyebilirim ;)) Yukarıdaki fotoğraf sarayın girişine ait. Bahçeden manzaraları da aşağıda paylaşıyorum...








Sonraki yazimda Köln, Lüksemburg ve Amsterdam'i anlatacağım, bence kaçırmayın ;)

Sevgilerrr

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...