20 Ağustos, 2014

Benelux travel part-1 Belgium


Herkese merhaba,

Haziran sonunda yaptığım Benelux seyahatine ait yazımı nihayet yazma vakti bulabiliyorum...
Seyahatte, duraklarımız arasında olan şehirler sırasıyla; Brüksel, Brüj, Paris, Lüksemburg, Köln ve Amsterdam'dı. Çok yorucu gibi görünmesi rağmen müthiş eğlendiğimiz harika bir seyahat oldu. 

O kadar çok fotoğraf çektim ki tüm bunları tek bir yazıda paylaşabilmem mümkün değil. Bu yüzden bu yazımda sizlerle ilk olarak Brüksel ve Brüj'den kareler paylaşacağım...



Lezziz el yapımı çikolatalarıyla Belçika tam bir çikolata cenneti :) Ayrıca 1200 çeşit birası ve farklı tariflerle yaptıkları (soğanlı, kremalı, domates ve pesto soslu vb) midyeleriyle değişik tatlar deneyebileceğiniz çok güzel bir şehir.
Ben içinde biraz kereviz sapı ile tatlandırılmış soğanlı ve kremalı olanı denedim, lezizdi! Bizde yapılanlarla ilgisi yok, önünüze kocaman bir tencerede haşlama şeklinde geliyor. Ayrıca biralarından da Kriek benim favorim oldu. Vişne aromalı, hafif ve çok hoş bir tadı var, yaz sıcağına inanılmaz uygun :))) (İstanbul'a döndükten sonra burada da aradım ve Kadıköy'deki Belfast'de buldum!! Merak edenler deneyebilir :)))


Hayranı olduğum Kafka'yı burada da buldum :))) Ee biraz durakladık tabii ;))


Brüksel tam bir Avrupa Birliği şehri, bildiğiniz gibi AB'nin başkenti ve bu sebeple o soğuk siyasi havayı zaman zaman, özellikle AB binalarının olduğu semtlerde hissedebiliyorsunuz...


Malumunuz Dünya Kupası zamanıydı ve Avrupa'daki neredeyse her şehirde büyük meydanlarda kurulan barkovizyonlarda insanlar hep birlikte tadını çıkarıyorlardı (futbol seven nadir kadınlardanım evet). Dünya Kupası coşkusu kafe ve meydanlarda kendini hissettiriyordu...


Sonraki durağımız Ortaçağ Kenti Brüj'dü. Gerçekten bozulmadan korunabilmiş harika bir şehir. İşte şehirden kareler...












Evet Brüj harika bir şehirdi fakat benim aklımda kalan aşağıda uzaktan da olsa görebileceğiniz, golden olduğunu düşündüğüm köpekcik. Onu özel yapan ise, bu evde tüm vaktini yastığıyla birlikte pencereden dışarı bakarak geçirmesi :))))







05 Temmuz, 2014

Temmuz Wallpaper


 Wallpaper


Hepinize merhaba,

Temmuz ayı takvimli duvarkağıdına yukarıdaki "Wallpaper" menüsünden ulaşabilirsiniz...
Tıklayın, kaydedin, masaüstünüzde güle güle kullanın... Bu güzel yaz günlerinde içiniz açılsın :)))

Sevgiler...


16 Haziran, 2014

Wedding photography




Alaçatı Günlüğü


Önceki yazımda bahsettiğim gibi, biraz gecikmeli de olsa nihayet küçük Alaçatı kaçamağına ait fotoğrafları paylaşma şansı buluyorum.
Ülkemizde gerçekten muazzam güzellikte yerler var ama sanırım ben Alaçatı gibi kendine özgü bir tarza sahip olan yerlere ayrı bir hayranlık duyuyorum. 

Mekanların da karakterleri vardır bence ve Alaçatı, gerek doğal güzelliği ve mimarisi, gerekse insanlarıyla kesinlikle öyle bir yer...

Taş ev ve otellerin arasında kalan küçük bir pasaj var iki sokağı birbirine bağlayan. Çook tatlı insanlar var orada, mutlaka bir bileklik alıp katkıda bulunun derim, ben öyle yaptım....
Bir de Alaçatı merkeze gidildiğinde, sahilde şimdi adını hatırlayamadığım müthiş bir kumrucu var :) Denemeden dönmeyin sakın :)))

Sevgiler...







06 Mayıs, 2014

İzmir & Efes günlüğü




1 Mayıs'la birleştirilen haftasonu tatilinden faydalanarak arabayla güzel bir İzmir kaçamağı yaptık.
Sabah erkenden çıktık yola, uzun bir yolculuk bizi bekliyordu... Ben özellikle arabayla yapılan uzun seyahatleri çok seviyorum. Hatta yol haritası ve hedef bile olmadan yollara düşerek, güneşin götürdüğü yere gitmek gibisi yok... Ama bu sefer yol haritamız belliydi, önce İzmir'in merkezini sonra da Efes ve Alaçatı'yı ziyaret ettik, 1000 km'cik yol yaptık :)
Unutmadan, Izmir'de kalacaksanız gönül rahatlığıyla Karaca Otel'i tavsiye ederim. İzmir'in en güzel caddesinde bulunuyor, yukarıdaki fotoğraf otelin bulunduğu caddede çekildi. Üstelik Kordon sahile 5 dk yürüme mesafesinde... Ama en önemlisi güleryüzlü ve olağanüstü yardımsever, sıcak çalışanları...

Bu paylaşımım İzmir ve Efes'i kapsıyor, sonrasında da Alaçatı günlüğü ile karşınızda olacağım. :)

O zamana kadar görüşmek üzere...







14 Nisan, 2014

Hello freckles!



Her yıl bu zamanlarda "pıtı pıtı" kendini göstermeye başlayan ve yazın ortasında iyice ben buradayım diyen çil sezonumu açmış bulunmaktayım. Ben kendilerinden her ne kadar haz etmesem de çevremdeki arkadaşlarım bu durumu pek bir hoş bulmakta... 
Ne zamandır siyah beyaz bir (selfie) portre çekmeyi planlıyordum. Siyah beyaz, kusurları daha çok belli ettiğinden (ki bu olduğundan daha çok çil demek) durumumu değerlendirmek istedim. Günün güzel bir saatinde biraz ışık, biraz gölge ve ortaya böyle bir fotoğraf çıktı...
Ben siyah beyaz fotoğrafları her şeyden ayrı tutuyorum, özellikle kendime ait çekimlerde galiba çok daha fazla seviyorum. :) 
Aslında birkaç fotoğraf daha var, belki ilerleyen zamanlarda onları da eklerim...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...